Cem Atbaşoğlu’nun Ses Adlı Öyküsünde Mekansal ve Kişisel Ötekileştirme

·

Cem Atbaşoğlu “Ses” adlı metinde kiracı Faik Bey ile ev sahibi Rıfkı Bey arasındaki ilişkiyi kaleme almıştır. Mekan ve kişi ötekileştirmesi üzerinden kaleme alınan metin ekonomik ve sosyal çıkar çatışmaları ile şekillendirilmiştir. Öyküde yazar, çatışma ortamı oluştururken öyküleme, iç monolog, geçmişe dönüş ve tasvirden yararlanmıştır.

Ötekileştirme, iki kişi ya da iki grubu sosyal ve ekonomik nedenlerden ötürü ayrıştırmadır. Cem Atbaşoğlu, metinde çocukluk arkadaşı Faik ve Rıfkı Beylerin çocukluk ve yaşılılık olmak üzere iki farklı zaman dilimindeki ilişkilerini konu almaktadır. Metinde zamanla değişen sosyal ve ekonomik faktörlerin kişi üzerindeki etkileri ve beraberinde getirdiği ötekileştirme ele alınmıştır. Metinde Faik Bey çocukluk arkadaşı olan Rıfkı Bey’in kiracısıdır. Anlatıcının metinde kurduğu çatışma ortamının zemini eski bir apartmanın yıkılıp yerine yenisinin yapılmasıdır. Apartman, şehirleşmeyle beraber ortaya çıkan zorunlu dikey mimarnin bir ürünü olan ekonomik bir metâdır. Metinde tasvir edilen apartman bulunduğu yer itibariyle soyutlanmış ve diğer yeni yapılar arasında göze batmaktadır: “…apartman, aslında caddeden uzak olan sokağın da en korunaklı köşesine kondurulmuş.”. Tasvirle anlaşılacağı üzere yazar diğer apartmanlardan ötekileştirilmiş bir apartmanı mekan olarak tercih etmiştir. Apartman konumu ile ekonomik getirisi merkezde bulunan apartmanlara göre az olan bu apartman ev sahibinin de yatırım yapmayacağı bir yer olarak okuyucuya sunulmuştur: “Evet, kalsın. Tamam, üstelemeye lüzum yok. Zaten yeri de…”. Yazar metinde apartmanın yapıldığı tarihi içinde bulunduğu “genç şehir”e nispeten eski sayılabileceğini belirterek değişimin hızını ve bu sebeple değişimin eskiyi yok ettiğini vurgulamaktadır. Apartmanda yaşayan kimselerin aktardığı kadarıyla iki yaşlı adam olan Faik Bey ve Rıfkı Bey, Emekli Deniz Astsubayı olduğu görülmektedir. Üç figürün ortak yanı hepsinin de yaşamlarını bir noktaya getirecek gelecek beklentilerini ve ideallerini kendileri üzerinden kurmuş olmalarıdır. Sosyal hayatta köşeye itilen yani ötekileştirilen bu insanların gündemleri ulaşılmayacağa ulaşmayı hedefleyen “çılgın şehir”in aksine ulaşılanı bozmamak üzerinedir. Bu sebeple öykünün odak figürü Faik Bey, mevcut düzeni dahilindeki apartmanın yıkılmasına karşı çıkmaktadır. Mevcut düzeni korumaya yönelik karşı çıkışlar çatışma ortamı doğurmaktadır. Metinde bahsedilen çatışma ortamı ev sahibi Rıfkı Bey ve kiracı Faik Bey arasında yaşanmıştır ve sonucunda ötekileştirmeyi zorunlu kılmıştır. Yazarın kullanmış olduğu iç monolog ve geçmişe dönüş teknilşeri odak figürün duygu durumunu anlamayı kolaylaştırırken bunu iki farklı zaman özerinde okuyucuya sunmaktadır. Çocukluk arkadaşı olan Faik Bey ve Rıfkı Bey yakın arkadaş değillerdir. “ev sahibinin oğlu” etiketi ile anılan Rıfkı Bey küçük yaşta arkadaşları arasında farklı bir ekonomik statü ile ötekileştirilmiştir. Gençliklerinde farklı yerlerde yetişen iki arkadaştan Fuat Bey okumuş, Rıfkı Bey ise babasından emlakçılık işini devralmıştır. Bu durum metinde Rıfkı Bey’in okumuş insanlardan “hazzetmediği” olarak aktarılmıştır.

Ses adlı öyküde Cem Atbaşoğlu iki çocukluk arkadaşının zaman içerisinde değişen ilişkisini ev sahibi ile kiracı figürleri aracılığıyla aktarmıştır. Mekansal ve kişisel ötekileştirmeyi konu alan öykü sosyal ve ekonomik çıkarlar üzerine kurduğu çatışmaları okuyucuya öyküleme, iç monolog, geçmişe dönüş ve tasvir teknikleriyle aktarmıştır.

Leave a comment