Bir cut-up Çalışması / Jazz

·

Bu vapuru kaçırırsam belki bu yıl sınıfta kalırsam
dum di dum
kitaplarımı yakarlar beni şehirden kovarlar
belki kanser olurum bu işi bitiremezsem
bu kızı alamazsam ruhumun rengini bulmalıyım
beynimin ortasına büzülmeliyim
konuşacak olursam ölür kuyuya düşen çocuk
etimde şirpençe çıkar denizi bulursam dubida
cinnet basar yağmuru, selvileri, papatyaları
ölürse niçin koşmam gerek
niçin yetişmem gerek
niçin inmem gerek
niçin tutmam gerek, sormam gerek, bilmem gerek
niçin enlemem, kargışlamam, irkitmem gerek
mercan saati kapıp getirmeliyim yetkili memura
koşup haber vermeliyim yazgıma


nabzımı şımartmadım diye oldu ben Al Capone,
kuyuya düşen çocuk Mata Hari
beni zor durumda bıraktım
sonra kendi kalbimle zamanım arasındaki sarkaç
püskürtüyor beni dünyaya, gözbebeklerimin altına


bahar geliyor, sarkaç yeminler kapatmayacak olursa ilerliyor
duridum
nabzımdan yapıldı bu çelenkler
nöbette çocuğa uyacaksam eğer zerreciklerime kadar emsin beni
Atlantik ve Pasifik ve beş kıta
sıkışan izin kağıdım nerede
bırakıyorum benim yongalarımdan
kezzap yanar çatlar mutlaka
genşeyip kımıldayabilirim oradan
çünkü leylakta buhar için ben kasadan fiş alarak
kırlangıcın kanatları kapanmadan…
bu senet bankalar casus’lar, gangster’ler
kuyuya düşen çocuk da ölmesin

Leave a comment