Kültür

·

Kültür Nedir?

            Kültür tek başına kullanılması ile tüm insan yaşamını ifade ederken sıfat olarak kullanılan kültür, kültürün oluşun yönüne atıfta bulunmaktadır.  Kültür sözcüğü Latince “cultura”dan gelmektedir. Culltura, inşa etmek, işlemek, süslemek, bakmak anlamına gelen “colere”den türetilmiştir. Birçok disiplin ile ortak çalışmaya müsait olması nedeniyle neredeyse her disiplin için sahip olduğu alt dalların yanında kendi içerisinde de birçok bölüme ayırılmaya ihtiyaç duyulmuştur bu nedenledir ki zengin bir literatüre sahiptir. Disiplin içerisindeki iç ve dış ilişkilerini yürütme biçimini ifade eden kültür kavramı edebi metinlerde toplumların kendilerine aktarılan, kendilerine özgü ve gelecek nesillere aktaracakları maddi ve manevi her şey tanımı ile yer bulmaktadır.

            Kavram olarak kültürün pek çok tanımı bulunmaktadır. Sosyolog David R. Harris’e göre kültür: nadiren teorik veya ampirik bir sofistikasyona sebep olan kültür terimi; sefalet, ırk ve etnisite literatüründe önemli bir yere sahiptir. Kültür, çok da belirgin olmayan şekliyle bir grubun normları ve değerleri üzerinden iş ve aileye ilişkin tutumları veya gözlemlenen davranış kalıpları olarak tanımlamak mümkündür[1].

Üst Kültür: Üst kültür veya Yüksek kültür; Bir toplumda geçerli olan genel kültür özellikleridir. Toplumun her kesiminde bilinir ve benimsenir. Yüksek kültürde yüksek kavramıyla bir sınıfın ayırt edici özelliği ve bu ayırt ediciliğin korunması kastedilmektedir.Yüksek kültür seçkinler sınıfının kültürüdür:Geçmişin yüksek kültür ürünlerini (klasikleri) içerir; Keşfedici, yaratıcı ve devrimci bir kültürdür, yani, geleceğe de dönüktür; En mükemmel kültürdür. Tiyatro, bale, klasik müzik, güzel sanatlar, şiir gibi…Yüksek kültürün üretimi yüksek kültüre dahil olanlar ve onlar için çalışanlar tarafından yüksek kültür için üretilir. Yüksek kültürü belirleyen pratikler o kültürü oluşturan insanların günlük yaşam şekilleridir. Bu yaşam şekliyle belli pratikler içeri alınırken diğerleri dışarıda bırakılır. Böylece yüksek olmayan da (Alçak kültür) belirlenmiş olur. Kral, feodal lord, padişah, beylerbeyi vb etrafında toplananların yaşamları ve yaşamlarını ifade biçimleriyle dışarıda bırakılanların (halkın, köylünün, avamın) yaşamlarını ifadeleri arasındaki fark bir egemenliğin ve mücadelenin sonucunu simgeler.

Alt Kültür: Alt kültür, bir kültür içindeki bir grup insandır. Hakim kültürle bağlantısını koparmadan ancak çeşitli önemli noktalarda ayrılarak gelişen bir kültür “altkültür” olarak tanımlanır.

            Sait Faik Abasıyanık’ın Lüzumsuz Adam eserinde Mansur Bey’in günlük olarak uğradığı kahve kendi içerisinde bir kültüre sahiptir. Fransızca konuşan çalışnaların bulunduğu Türk ve Fransız kültürünün harmanlandığı küçük bir topluma hitap eden bir kurum olarak görülemktedir. Bu kurum “alt kültür” olarak örnek gösterilebilir.  

            Sait Faik Abasıyanık’ın Mahalle Kahvesi adlı eserinde verdiği kararlar sahip olduğu yazılı olmasa da mahalleli tarafından bilinen kurallar ve takındığı tutumlar ile kendi içerisinde sahip olduğu kültür bir “alt kültür” örneğidir.

Kültürleme: Bireyin doğumdan ölüme kadar toplumun istek ve beklentilerine uyacak şekilde etkilenmesi ve değiştirilmesidir.

            Sait Faik Abasıyanık’ın Havuz Başı adlı eserinde Lüleburgaz’lı Murtaza Çavuş ve eşi Hacer Ana geldikleri İstanbul iline yabancı olmaları hasebiyle turist sıfatını kazanmışlardır. Bulundukları yer hakkında pek bilgi sahibi olmayan bu turist hikayede bölge içerisindeki yapıları öğrenerek işe başlamışlardır bu sayede İstanbul kültürü içerisinde kendilerine kültür anlamında bir şeyler katmıştır. Eğitim gibi düzenli olmayan bu kavram düzensiz bir şekilde ömür istek ve beklentilerine uygun bir şekilde devam edecektir. Anlatıcının burada değindiği bir “kültürleme” örneğidir.

Kültürleşme: Kültürleşme iki farklı kültürün karşılaşmasıyla başlayan ve uyum ile sonuçlanan kültürel ve psikolojik değişim sürecidir. Söz konusu değişikliklerin gerçekleşmesi yıllar hatta kuşaklar boyu süren zaman alıcı bir süreçtir.

            Sait Faik Abasıyanık’ın Havuz Başı adlı eserinde anlatıcı ile Murtaza Çavuş ve eşi Hacer Ana ile aralarında geçen diyalog içerisinde görüleceği üzere anlatıcı ile konuştuğu kimseler arasında bir kültürel fark bulunmaktadır öyle ki Murtaza Çavuş anlatıcının kültürü ile daha önce karşılaşmış olacak ki eşine anlatıcının söylediklerini basitleştirip anlatmaya gayret etmektedir. Konuşmaya dahil olmak için anlatıcıyı dikkatlice dinleyen Hacer Ana belki de eşinin basitleştirmelerine gerek duymasa da aklına yatması için gerekli gördüğü bir anlamlandırmadır. Kültüre uyum sağlamış ve kültür ile yeni tanışmış iki kimsenin var oluşunu konu alan hikayedeki bu imgeler bir “kültürleşme” örneğidir.

Kültürel Yayılma: Bir kültürde ortaya çıkan maddi veya manevi kültür öğesinin dünyadaki başka kültürlere yayılmasıdır.

            Sait Faik Abasıyanık’ın Lüzumsuz Adam eserinde Mansur Bey’in günlük olarak uğradığı kahvede Fransız çalışanlarının varlığı ile kahve çatısı altında Fransızca mecmuaların bulunduğu, Türk toplumunun oynadığı masa oyunlarının yanında satrancın da oynandığı Türk ve Fransız kültürünün yoğrulduğu bir kültüre sahip olması bir “kültürel yayılma” örneğidir.

            Sait Faik Abasıyanık’ın Son Kuşlar adlı eserinde Hollandalı tüccarın İngiliz çimi yerine yolların kenarındaki çimlerin söktürülüp onları kullanacak olması bölgedeki çimin önemini belirtemesiyle anlatıcı “kültürel yayılma” için bir örnek oluşturmuştur.

Kültürel Gecikme:  Bir toplumdaki maddi kültür öğelerinde meydana gelen değişim hızına, manevi kültür öğelerinin ayak uyduramaması oluşan uyumsuzluk ve görgüsüzlük durumudur.

            Sait Faik Abasıyanık’ın Şehri Unutan Adam adlı eserinde anlatıcı yaptığı yanlışın yüzüne vurulması sonrası Fransızca konuşup batılılık taslayan aslında doğulu olan kimselerin o anki vaziyetini Fransızca olarak anlatacaklarını düşünerek aslında gerçekleşmesi mümkün kendisi için ise en kötü sonucu dile geitrmiştir. Bu durumdan çekinmek bir “kültürel gecikme” örneğidir.

Kültürel Şok: Kendi kültür ortamından başka bir kültür ortamına katılan bireylerin yaşadıkları bunalım ve uyumsuzluk durumudur.

            Sait Faik Abasıyanık’ın Havuz Başı adlı eserinde Çavuş Murtaza Bey ile eşi Hacer ana İstanbul kültürü ile karşı karşıya kalmaktadır. Murtaza Bey’in daha önceki deneyimleri olmasıyla yaşadığı şok Hacer Ana kadar çok değildir. Murtaza Bey anlatıcı ile yaptıkları diyalog esnasında tıpkı bir çevirmen gibi anlatıcının söylediklerini çevirme ihtiyacı duymuş aynı şekilde Hacer Ana da çeviriye ihityaç duymuştur. Lüleburgaz’dan gelen çift alışık olmadık yeni yerin sahip olduğu kültüre karşı bir uyumsuzluk yaşamış olmaları bir “kültürel şok” örneğidir.

            Sait Faik Abasıyanık’ın Haritada Bir Nokta adlı eserinde başkahraman yıllar sonra hareketli şehir hayatından sonra pek çok kusur ve günah ile tekrar köyüne kavuşması ile beraber namuslu insanların karşısında kendisini hatıralarını unutmak konusunda zorlayarak topluma alışmak adına çabalamış ama başının utancından önünde olması bir “kültürel şok” örneğidir.

Kültür Emperyalizmi: Kültür emperyalizmi, bir ülkenin kendi kültürel değerlerini ve ideolojisini başka bir ülkenin halkına benimsetmesidir.

            Sait Faik Abasıyanık’ın Lüzumsuz Adam eserinde kahvede bulunan kadının Fransızca ve Almanca konuşması, Mansur Bey’e okuması için Fransızca mecmular vermesi ve Mansur Bey’e sadece Fransızca konuşacağı bir ortam oluşturulması bir “kültür emperyalizmi” örneğidir.  

            Sait Faik Abasıyanık’ın Semaver adlı eserinde baş kahraman bir Alman elekrikçinin yanında çalışmaktadır. Alman patronu ile yakın ilişkiye sahip baş kahraman iş içerisinde Alman kültürü ile tanışmış ve bu sadece iş içerisinde kalmayıp evde de Alman edebiyatından eserler okumaya itmiş olması bir “kültür emperyalizmi” örneğidir.

Kültürel Asimilasyon: Bir kültürün, kendi içindeki azınlık kültürü eritmesi ve kendine benzetmesidir. Asimilasyon normal bir süreçle olabildiği gibi devlet eliyle zorla da olabilir.

            Sait Faik Abasıyanık’ın Alemdağ’da Var Bir Yılan eserinde kahve sakini olarak da belirtilen Luka Efendi Yunan tabaasından ve Arnavut’tur. Ülke içerisinde azınlık konumda olan bu kimsede kahve kültürnün olması ve anlatıcının da saftalandırdığı hep aynı müşteri sınıfına girmesi bir “kültürel asimilasyon” örneğidir.

Kültürel Yozlaşma: Yabancı kültürlerin olumsuz etkisi ve toplumun kendi öz değerlerine yeterince sahip çıkmaması sonucu meydana gelen kültürel bozulmadır.

            Sait Faik Abasıyanık’ın Alemdağ’da Var Bir Yılan eserinde baş kahramanın gitmiş olduğu kahvenin klasik Türk kahvelerinde görülen kapının sokağa açılması aksine üst katta kahvenin bulunması, cam bir kapıya sahip olması, kahvenin orta kısmının “salon” olarak isimlendirilmesi ve kahve içerisinde bilardo masasının bulunması bir “kültürel yozlaşma” örneğidir.

Kaynakça:

1- Matters, How Culture. “The term culture figures prominently in the literature on poverty, race, and.” The colors of poverty: Why racial and ethnic disparities persist 76 (2008).

Leave a comment